Fotoğraf Söz Kavuşması

2003 / Fotoğraf/Söz Kavuşması, yazınımızda fotoğraf.
İnceleme, şiirler, düzyazılar. ANTOLOJİ
Bileşim Yayınevi.

Fotoğraf Söz Kavuşması - Seyit Ali AKAntoloji

    Hergün Gazetesi'nde uzunluğu nedeniyle kesilerek yayımlanmış Edebiyatımızda Fotoğraf başlıklı yazımı (5 Ekim 1985) 2000 yılında tekrar ele alarak üstünde çalıştım. Söz konusu yazı, o durumda bir yanımın eksik kaldığı duygusunu veriyordu. Ve çalışma bittiğinde geniş çaplı tematik bir antoloji çıktı ortaya. Bu kez geldiğim noktada "antolo­ji" üstüne düşünmeye başladım.

    Bana göre antoloji, özgün beğeni ışığında, bakış açısı çeşitliliğinde, değerlendirme disipliniyle hazırlanan seçkidir. Bir tür, güzel sanatlar ürünü; "kolaj"dır. Ülkemizde antoloji çalışmalarına bakıldığında kalın çizgileriyle şöyle bir görünüm saptanmaktadır. Ankara Milli Kütüphane'nin internet sitesinde yayımlanan veritabanına göre "antoloji" anahtar sözcüğü altında 1931-2000 arası 184 kalem yayın görülmektedir. Yine internette kitap satışı yapan www.ideefixe.com adresli sitede antoloji olarak 1972- 2001 tarihleri arasında yayımlanmış 134 kitap vardır. Bunlar genel ya da tematik derlemelerdir

                              
    Yaptığım antolojinin "kendi oylumunda işlevi" edebiyat ürünlerinde fotoğraf duygusu, düşüncesi ve günlük yaşamda kullanılış vurgularını gözler önüne sermesidir. Fotoğraf karşısında yazarın tutumunu belirle­yen çarpıcı simgelerle bezenmiş şiir ve düzyazı coğrafyasıdır. Seçkide yapıtların nitelik değerlendirmesinden, şiirimizi kimin nereye çektiği sorunsalından  çok fotoğrafın yazınımızdaki yeri üstünde durulmuştur. Çalışmanın tüm Cumhuriyet dönemi yazarlarının kitaplarını tek tek tarama disiplinine dayanmamaktadır. Ulaşılamayan yazarlar açığını geniş kapsamlı antolojilere, son yılların modası yazarların "bütün şiirleri' derlemlerine başvurarak sınırlı ölçüde kapatmaya çalıştım. Genellikle el altın­ca bulunan son 25 yılın yayınlarını karışık olarak taradım. Amacım, fotoğrafa yakın duran edebi işlere ilişkin, olduğunca toplu bir "güldeste" sunmaktı. Ülkemizde yalnız şiir çalışmasının boyutunu kavramak ama­cıyla şöyle bir örnek verilebilir: Abdullah Özkan ve Refik Durbaş'ın ha­zırladığı 5 cilt, CD'li, fotoğraflı, resimli Cumhuriyetten Günümüze Türk Şiiri Antolojisi 526 şairin 1909 şiirini içermektedir


    Deneyim, kültür, tutku, merak ve emek ürünü antolojiler, derleyen açı­sından dünyada duruşunun özgün fotoğrafıdır.

SEYİT ALİ AK
2003

 

Yazılanlar

 

 

Evrensel 1 Ocak 2004 Perşembe
Koray Karaermiş
Yazınımızda fotoğrafın yeri

 

Sadece sanat fotoğrafı değil, basit bir vesikalık bile insanda edebi duygular uyandırabilir. Hele bu fotoğrafa bakan (ya da kafasında hiç çekilmemiş bir fotoğrafı kurgulayan) kalemi ehil bir yazarsa ortaya fotoğraf ve sözün kavuştuğu inanılmaz metinler çıkar

 

Dört kişi parkta çektirmişiz,
Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi...
Anlaşılan sonbahar
Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli
Yapraksız arkamızdaki ağaçlar...
Babası daha ölmemiş Oktay'ın,
Ben bıyıksızım,
Orhan, Süleyman efendiyi tanımamış,
Ama ben hiç böyle mahzun olmadım;
Ölümü hatırlatan ne var bu resimde?
Oysa hayattayız hepimiz. (*)

 

Kitabın adı; Fotoğraf / Söz Kavuşması. Kavuşma; buluşmadan daha olumlu bir eylemi, hasret dolu, ayrılması daha zor ve acılı bir biraraya gelişi anlatır. Kitabın başlığında kullanılan bu kelime söz ve fotoğraf arasında tüm bu anlamların yanısıra, kavuşmanın yol açtığı yeni bir bileşimi de işaret ediyor.


Her iki yaratıcı uğraş da aynı dille insana sesleniyor aslında. Görselin yarattığı imgelerle, sözün yarattığı imgeler. Bileşim Yayınları'ndan çıkan kitap bu iki uğraşın buluştuğu metinleri toparlayan bir antoloji. Bir inceleme. Fotoğraf dünyasında yayımladığı fotoğraf albümleri ve fotoğraf üzerine yazı ve araştırmalarıyla tanınan Seyit Ali Ak, yapıtıyla Türkçe yazılı kaynakların çok az olduğu fotoğraf dünyasına önemli bir katkı sunuyor. Kitabında bunu "Yaptığım antolojinin 'kendi oylumunda işlevi' edebiyat ürünlerinde fotoğraf duygusu, düşüncesi ve günlük yaşamda kullanılış vurgularını gözler önüne sermesidir. Fotoğraf karşısında yazarın tutumunu belirleyen çarpıcı imgelerle bezenmiş şiir ve düzyazı coğrafyasıdır" sözleriyle ifade ediyor.


Kitabın iki tematik bölümü, "Şiir / Fotoğraf" ve "Düzyazı / Fotoğraf" edebiyatın bu iki ana türü içinde fotoğrafın yerini inceliyor. Kitaptan öğrendiğimize göre fotoğraf Türk edebiyatındaki ilk adımlarını şiirle atmaya başlıyor. Ama halk arasında sık sık kullanılan "resim" adıyla. "Fotoğraf" kelimesinin telaffuz zorluğundan olsa gerek bugün bile çevremizde "Ben resim çektirmeye gidiyorum" diyenlere rastlarız.  Servet-i Fünun'un ressam-şairi Tevfik Fikret'in Resmin karşısında adlı şiiri bunun ilk örneklerinden.

 

"Fotoğrafın Arabı"

Birçok edebiyatçı zaman zaman fotoğraftan esinlenerek yapıtlar vermiş. Aralarında Ahmet Rasim gibi gençlik yıllarında fotoğrafçılıkla ilgili teknik içerikli kitap çeviren ya da Sait Faik gibi fotoğraf eleştirisi yazanların yanısıra Sabahattin Ali gibi öldürüldüğü sırada yanında bulunan eşyalar arasında fotoğraf makinesi çıkan fotoğraf tutkunları da vardı.
Bir de fotoğraf sanatının bayraktarlığını yapan edebiyatçılar var; Ahmet Muhip Dıranas ve Fikret Adil başlıca örnekler olarak verilmiş. Bu antolojiden anladığımıza göre yazın dünyasında şiir ve fotoğraf oldukça yakın bir ilişki içinde. Bu arada şairlerin daha çok vesikalık ve aile fotoğraflarından etkilendikleri gözleniyor.


Bir diğer ilginç durum da bazı şairlerin fotoğrafın pozitifinden çok "Fotoğrafın arabı" dedikleri negatifinden etkilenmeleri. Daha düşsel olan bu malzemeden kendi "baskı"larını yapmaları. Örnek mi; Can Yücel, Ece Ayhan, Cemal Süreya, Metin Altıok, Refik Durbaş, Salah Birsel. Bir de (Özdemir Asaf gibi) fotoğrafçıyla (Yıldız Moran) evli şairler var.


Fotoğraf-düzyazı ilişkisine gelince. Bir mihenk taşı olan Ziya Osman Saba'nın Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi'ne değinmeden olmaz. Seyit Ali Ak da öyle yapmış. Yazarlar kimi zaman bir fotoğraftan yola çıkan metinler kaleme alırken, kimi zaman da bir metinde kendi "fotoğraf"larını yaşıyorlar. Seyit Ali Ak fotoğrafla ilgili düzyazı türleri içinde, röportajın başlı başına bir araştırma konusu olmasını söyleyerek konuya meraklı araştırmacılara yol gösteriyor. Yazarın bir diğer tespiti ise "fotoğrafla en rahat kaynaşan edebi türün anı olduğu".


Tarihe kayıt düşen iki eylemin, yazın ve fotoğrafın bu buluşmasında (kitapta) fotoğraf daha çok yazının konusu ya da çıkış noktası. Tam tersi olsa nasıl olurdu acaba? Edebiyatı konusu yapan ya da ondan yola çıkan fotoğrafları toplayan bir albüm. Muhtemelen bugüne kadar hiç yapılmamıştır. Her antolojide mutlaka eksikler vardır ama bu araştırma önemli bir boşluğu dolduruyor. Sonuç olarak Seyit Ali Ak'ın antolojisi, konunun meraklıları için bulunmaz bir başvuru kaynağı.

 

* Melih Cevdet Anday'ın Fotoğraf adlı şiiri.