25 Yılın Türk Fotoğraf Tutanağı

1987/ Türkiyedeki fotoğraf etkinliklerinin dökümünü içeren 25 Yılın Türk Fotoğraf Tutanağı, 1960-1985, İFSAK yayını.

25 Yılın Türk Fotoğraf Tutanağı - Seyit Ali AKSunuş

Cumhuriyet dönemi Türk fotoğrafçılığını iki ayrı dönemde incelemekte yarar vardır. 1923-1960 yıllarını kapsayan ilk dönem, devletin Halkevleri gibi çeşitli kuruluşlar yoluyla kültür ve sanat dünyamızı canlandırma eğilimini içermektedir. Fotoğrafta tamamen dışa bağımlı malzeme dar boğazına karşın büyük kentlerimizde az sayıda bir amatör kadro yetişmiştir. Bu kadro, katıksız heyecanıyla 1960 sonrası kuşağa öncülük etmiş, klasiklerimiz arasında yer alacak fotoğraflar bırakmıştır. Ülkemizde giderek toplumsal gereksinimler ve teknolojik gelişmeler paralelinde fotoğraflı basının önemi artmıştır. Cumhuriyet’in ilk 25 yılında başta Namık Görgüç olmak üzere, Cemal Işıksel, Selahaddin Giz, Ali Ersan gibi isimlerden oluşan bir avuç foto muhabiri iç olayların izlenmesi ve ülkenin tanıtılması yolunda tamamen özveriye dayalı bir çaba içine girmişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu sırasında tamamen gayri Müslim vatandaşlarımızın tekelinde olan stüdyo fotoğrafçılığı, 1933 yılında nüfus kâğıtlarına vesikalık fotoğraf yapıştırma zorunluluğunun getirilmesinden sonra yaygın bir iş kolu durumuna gelmiştir. Yurdumuzda ilk sergi, yarışma ve kurum içi fotoğraf bölümleri bu dönemde yaşama geçirilmiş, fotoğraf dergileri yayınlanmış, dernek ve gruplar kurulmuştur. Görsel eğitim tam anlamıyla yaygınlık kazanmasa bile önemle altı çizilmiş fotoğraf sanatı aydın kesim tarafından benimsenmiştir.

Bizim üzerinde durduğumuz 1960-1985 yılları fotoğrafçılığımızın daha rasyonel biçimde ele alındığı bir dönemdir. Halk arasında yaygın bir eski özdeyiş vardır: «Hafıza-i beşer nisyan ile malûldür» (İnsan belleği unutma özürlüdür). Yurdumuzda fotoğraf sanatına ilişkin etkinlikleri unutulmaya terk etmemek ve ayrıntılı bir haritasını çıkarmak istiyoruz. Büyüteç altına çektiğimiz 25 yılın etkinliklerini sergiler, diapozitif gösterileri, sözlü programlar, kuruluşlarımız, kayıplarımız ve makaleler bibliyografyası ana başlığı altında inceliyoruz. Bu saydıklarımız arasında en yoğun bölüm sergilerdir. Sergilerimizin, Ara Güler'in birinci kişisel sergisi «Fotoğraflarla Anadolu»dan (1966) İbrahim Zaman'ın «Güvercinler»ine (1967), Teoman Madra'nın çeşitli tarihlerde sergilediği ritmik fizyogramlarına değin uzanan nefis bir örgüsü vardır. İlk büyük karma sergimiz Ankara Gazeteciler Cemiyeti'nin 1972 yılında düzenlediği «I. Türkiye Fotoğraf Sergisi»dir. Seçkin 60 fotoğrafçının 120 yapıtıyla katıldığı bu sergi, durup değerlendirilmesi gereken bir kilometre taşıdır. Sergi broşüründe kullanılan deyimiyle, “ışıkçizerlerimiz” yurt ve tarih bilinci ışığında getirdikleri yorumlarıyla Türkiye'de fotoğraf sanatı ve sanatçısının varlığını kanıtlamışlardır. Yalnız, çoğunun çalışmalarında sürekliliğin olmaması basılı belgelerin bulunmaması unutulmalarına neden olmuştur. Şinasi Barutçu'nun eliyle hazırlanan, gelip geçenlerin karşısında dakikalarca durarak beğeniyle izledikleri Kızılay Meydanı'ndaki vitrin sergileri, İrfan Demirkol'un tutuklanan fotoğrafları geçmişin karanlığına gömülmüştür. Yine Şinasi Barutçu'nun yaz aylarında gençleri peşine takarak bisikletle yurt çapında foto safariye çıktığını, sergiler açtığını pek az kişi biliyor. Bugün Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı olan Mustafa Aslıer'in, Güneş Karabuda'nın, Prof. Ayhan Songar'ın ya da 1960'lı yılların usta amatörü Fikret Minisker'in özgün fotoğraf çalışmalarını anımsamak güçtür.

Çalışmamızdan, kim ne kadar sergi açmıştır, 25 yılda toplam kaç dia gösterisi yapılmıştır gibi sayısal sonuçlar çıkarma işini ilgilenenlere bırakıyoruz. Geçtiğimiz etkinliklerin nicel özelliklerine ilişkin açığı kapatma amacına yönelik olarak kitabımızın sayfaları arasına tipik bulduğumuz sergi davetiyelerinden örnekler serpiştirdik. Bu doğrultuda genel bir değerlendirme yapmak istiyoruz. 1960-1970 yılları arasındaki etkinliklerin tanığı olamadık, ama yaratıcılarının önemli bir kısmıyla röportaj yapma, işlerini tek tek tanıma olanağını bulduk. Ayrıca, ilk kez 1985 yılında açtığımız ve bir İFSAK geleneği haline gelen «Eski Ustalardan» sergisinin derlemesi sırasında onları tanımaktan yana açığımızı kapatmaya çalıştık. 25 yılda 1250 kadar fotoğraf sergisi açılmıştır. Şüphesiz tümünü nitelik ve sunuş kalitesi açısından aynı potaya koyma olanağı yoktur. Ne var ki aralarında fotoğraf dilini özümsemiş sözüne ve sazına egemen fotoğrafçılar küçümsenecek gibi değildir. Fotoğraflarının konu örgüsü, kurgusu, öz-biçim ilişkisi, yorumu özgündür. Rafine bir teknikleri vardır, özellikle 1940’lı ‘50’li yıllarda fotoğrafa gönül verenler bu dalın ilk ideologlarıdır. Politik yanları yoktur. Belli bir estetik duyguyu yakalama uğraşı içindedirler. 1966 yılı Ekim ayında açılan İFSAK'ın «İstanbul» konulu 3. sergisinin broşüründe, başkan Şinasi Barutçu şöyle demektedir: «Kulübümüzün gayesi güzel sanat eseri olmaya layık resimlerle İstanbul'u göstermektir. Hiçbir suretle seyircileri ve bizi manen rahatsız edecek gariplikler ve sefalet manzaraları sergilerimizde yer almayacaktır. Adı geçen neviden ve ancak vesika mahiyetinde olan fotoğrafları bu durumlar üzerinde tesiri olacak yetkili makamlara ulaştırmayı vazife biliyoruz.» Toplumsal gerçekçilik akımına karşı tavır olarak değerlendirilebilen bu çıkış aslında hiç yoktan bir ülke yaratma sürecini yaşamış sanatçının özel bakış açısıdır.

1960-1985 dönemi öncelikle yoğunluğu nedeniyle ön plandadır. Fotoğraf sanatı yurt düzeyine yayılma eğilimindedir. İstanbul dışında Ankara, Trabzon, Adapazarı, Balıkesir, Eskişehir, Edirne, Adana, İzmit, Ayvalık, İzmir son yıllarda da Antalya, Samsun ve Bursa yöresinde bir derlenip toparlanma atılımı gerçekleşmiştir. Özellikle 1980 yılından sonra gelişmiş ülkelerde yürütülen çalışmalara duyulan ilgi paralelinde belli bir formasyonu yakalama tutkusu biçimlenmiştir. Sanatçımız, «Dünyayı yalnızca betimleyen, yorumlayan kişi değil, toplumun gereksinimleri doğrultusunda onu değiştirmek için çalışan» biri olma yolundadır. Kişilikli yapılaşmanın paralelinde bir üslup dengesinin kurulması gerekmektedir. Sergiler, ülke çapında istenilen mozayiğin oluşmasına yardımcı olmaktadır. İFSAK'ın 1979’da düzenlediği ve 18 ülkeden 320 fotoğrafçının 1543 yapıtla katıldığı I. Uluslararası Fotoğraf Yarışması özellikle biçim açısından amatörlerimize yeni ufuklar açmıştır. Kısa sürede dış yarışmalarda kolaylıkla başarı kazanabilecek estetik olgunluğa erişilmiştir. Son yıllarda hızlanan sergi ve yarışma trafiği, iç basının duyarlılığı, herkesin beğenisini kazanan albümlerin basılması ve FIAP unvanları Türkiye'de fotoğraf amatörlüğünü gençlik hevesi dışına çıkmaya zorlamış, çalışmalara süreklilik getirmiştir. Fotoğrafçılığımız tüm altyapı eksikliklerine karşın devingen bir yapıya kavuşmuştur. Fotoğrafçılarımızın dış ülkelerdeki etkinliklerini saptamak amacıyla yaptığımız tarama sırasında uluslararası yarışmalarda yüzlerce yapıtın sergilenmeye değer bulunduğunu gördük. Amatör işlerimizin dış ülkelerde sergilenmesinin çok sık rastlanır bir olay olması ve bir bölümünün basına bile yansımaması nedeniyle not etme gereğini duymadık. Bu bölümde mansiyon ve mansiyon üstü ödüller, fotoğrafçılarımızın dış ülkelerde açtığı sergiler ile yapıtlarını içeren yabancı yayınlar belirtilmiştir. Uluslararası planda çok ödüllü ünlü amatör isimler vardır. Bunlardan Manfred Marte (200 ödül, Avusturya), Istvan Toth (300'den çok ödül, 15 albüm, Macaristan), Andrzey Krynıckı (350'den çok ödül, Polonya) ve Sunao Hasuda (Japonya Uluslararası Fotoğraf Federasyonu kurucusu ve başkanı. M FIAP, HON E FIAP, ARPS), Hedy Löffler (E FIAP, HON E FIAP. 14 albüm, Romania), Pedro Luis Raota (binden çok ödül, IM FIAP Arjantin), Willy Hengl (500'den çok ödül, HON E FIAP, Avusturya) ve Manferd Kriegelstein (500'den çok ödül, Almanya) ilk akla gelenlerdir. Fotoğrafa gönül verenlerin dış etkinliklere katılması daha iyinin, güzelin yaratılması yolunda atılmış bir adım olduğu kadar dünya çapında bir heyecanın paylaşılmasıdır.

Bu dokümanteri oluştururken taramamızı birkaç koldan yürüttük. 1960-1985 diliminin çeşitli yıllarında sistemli bir biçimde sanat haberleri veren Yeditepe, Milliyet Sanat, Varlık, Türkiye'de yayınlanmış tüm fotoğraf dergileri ile Cumhuriyet Gazetesini taradık. Bunların yanı sıra fotoğraf dostlarımızın biriktirdiği sergi davetiyelerinden yararlandık. Dernek ve kulüpler bölümünün yazımında en doğru bilgilere ulaşabilme amacıyla kurucularına ya da aktif üyelerine başvurduk. Kitabımızın hazırlanmasına birçok değerli dostumuzun katkısı olmuştur. Topladığımız dağınık bilgileri sabırla daktilo eden Yıldız Üçok'a, yıllarca fotoğraf sergisi davetiyelerini özenle derleyen Mehmet Bayhan ve Ayhan Erolgil'e, kendilerine ya da kuruluşlarına ilişkin etkinlikler listesi düzenleyerek bana yardımcı olan dostlara teşekkür ederim.

İç ya da dış etkinliklerin tümü ülke fotoğrafının tansiyonunu belirleyen hareketlerdir. Amacımız, Türk fotoğrafının 1960-1985 dönemini araştıracaklar için bir başvuru kitabı oluşturarak, fotoğraf dağarcığımızın arşivlenmesine ya da tarihe ışık tutacak sağlıklı bir derleme hazırlamak, fotoğrafçılarımızın özveri ürünü çalışmalarını bir ölçüde de olsa buz üzerine yazı kaderinden kurtarmaktır.

 

SEYİT ALİ AK
1987

 

Yazılanlar